Bilmeyenler şaşkın şaşkın bakıyordur şimdi. “Bu da ne demek” dercesine..
Dünyada her hangi bir yerde, bir süre sabit durarak, etrafı en çok hangi yükseklikten izlediniz diye sorsam, cevabınız ne olurdu?
12 katlı apartmanınızın çatı katından mı, yoksa bahçedeki erik ağacının en üst dalından mı?

Bazı kuleli vinç operatörleri vardır, onlara lafımız yok tabii ki. Bütün gün o kulenin tepesinde 40 – 50 metre aşağıya bakarak işlerini yaparlar. Onlara da bir ayrıcalık tanımak lazım.
Size yükseklikler hakkında tahmin yürütmeniz için ipuçları vereyim: 15 Temmuz Şehitler köprüsünün ayak yüksekliği 165 metre. En yüksek ayaklı köprümüz, son yapılan Yavuz Sultan Selim köprüsü ise 322 metre.

At the Top; Dubai’de dünyanın en yüksek kulesi olan (828 mt) Burj Khalifa’nın seyir terasları.
163 katlı bu müthiş binanın 124, 125 ve 148. katlarından 360 derecelik bir seyir ile, açık havada Dubai ayaklarınızın altında kalıyor. Seyre doyamazsınız… Kapalı havada, rezervasyon yaptırdıysanız bile hiç çıkmayın daha iyi..
Rezervasyon meselesi çok önemli. Seyir teraslarından kuşbakışı bakmak için, bir zaman diliminde yer ayırtmanız gerekiyor. Tabii ki belli bir para da ödüyorsunuz. İşte burada rezervasyonun ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz.
Arkadaşlar ile ani bir karar verip gezmek için veya evlendiğiniz günün akşamında balayı için Dubaiye gitmeye karar verdiyseniz, At the Top’da rezervasyon yaptırmamışsınızdır. O kalabalık Mall’lardan birinde gezerken sosyal medyada fotoğrafta paylaşmak hakkınız tabii ki.

O da ne? Bu paylaşımlarınızdan birine arkadaşınızdan bir yorum eklenmiş: “Gitmişken, Kuleye mutlaka çıkın”.. İyi de bunu daha önce neden söylemedin arkadaş. Önceden haberin olup rezervasyon yaptırsaydın 125 Drahmi ye çıkıp göreceğin 124-125. katlara, o an çıkmak istediğin için 300 Drahmi ödemek zorunda kalıyorsun. Rezervasyon ile 8:30 – 14:30 arası 125 drahmi iken 15:00 den sonra fiyat 200 drahmiye çıkıyor. Akşam üstü güneşin batışı ile oluşan grup manzaraları seyredeceğiniz için tarife değişiyor.

Ancak 124-125. katlardan sabah güneşin doğuşunu seyretmek, bu günlerde promosyonlu olmuş. Cuma Cumartesi 5:30 – 8:00 arasında 125 drahmiye kahvaltı ve kahve hediyesi de varmış.
125. katın yüksekliği 456 metre. Giriş katından buraya çıkmak sadece 51 saniye. Asansöre girdiğiniz her taraf karanlık,içeriyi aydınlatan sadece kat göstergesi ile içeride yerleşmiş birkaç minik led. Nasıl gittiğinizi kesinlikle anlamıyorsunuz.
148. Kata yani 555. metreye rezervasyon olmadan çıkmayı hiç denemeyin bile. Aylar öncesinden tüm zamanlar dolmuş oluyor çünkü.
Gelelim ana konumuza: At the Top’da ne var?
Girişte Görevimiz Tehlike 4 filminin Yönetmen koltuğuna bir köşe ayrılmış. Film kulenin tepesinde çekildiği için, girişte hatırlatma yapıyorlar tabii ki.. Bir de girişte asansör sıranızı beklerken kule maketlerini inceleyebiliyor, hediyelik eşya alabiliyorsunuz. Bir şey daha yapmışlar: Ortada bir yüzünde kulenin tarihçesini anlatan bir desk yapmışlar. Bir yüzünde dünyadaki diğer kuleler ile mukayese yapıyor. Bir diğer yüzünde de nereden geldiğinizi soran bir ekran var. İstanbul yazdık ve karşımıza Sultanahmet Camii ile Burj Khalifa’nın karşılaştırması geldi…

Asansöre geçerken tepenizde bir hedef işareti olan camdan baktırıyorlar. Şimdi çıkacağınız yeri görün diye.. Sonra yaklaşık 20-25 kişilik gruplar halinde 2 görevli hostes nezaretinde yukarıya bir solukta çıkıyorsunuz.
Camlar ile kapanmış seyir terasında çok ufak bir açıklık var. Kafanızı sokamazsınız. Ancak fotograf makineniz ile bir kaç poz fotoğraf alabilirsiniz. Çünkü öyle kuvvetli bir rüzgar var ki, elinizi bile uzatmanızda sizi zorluyor. Etraf alabildiğine bina dolu. Seyir terasında, Batı kısmında ileride denizi görebiliyorsunuz. Güney ve doğu yönlerinde ise şehrin sonrasının uçsuz bir çöl olduğunu farkediyorsunuz. Kuzeyinizde ise şehir uzayıp gidiyor.

    

Kısaca uçsuz bucaksız bir çöl ve deniz var. Açık bir havada çıktıysanız, inmek istemeyeceksiniz. Manzara sizi büyüleyecek ve hayran kalacaksınız. Bunlar çıplak gözle gördükleriniz… Çıkarken yanınızda, zoom oranı iyi bir fotoğraf makinesi bulundurursanız sonuca çok memnun olacaksınız. Çünkü en az 450 metreden, toprak üzerindeki insanları kesinlikle görmeyeceksiniz. Detaycı iseniz zoom çok önemli olacak sizin için.

Arzu ederseniz belli bir ücret karşılığı seyir terasında yer alan dürbünlerden etrafı belli bir süre seyredebilirsiniz. Bazı makineler size kulenin yapılışını bulunduğunuz noktadan gösteriyor. Ne demek istediğimi şöyle anlatayım: Bulunduğunuz yer yapılmadan önce, hemen hemen ayni yükseklikten tüm inşaat evrelerini kaydetmişler. Çöl kumunun nasıl temizlendiği, kazıkların nasıl gömüldüğünü, kule inşaatının hangi aşamalarda nasıl yükseldiğini seyrediyorsunuz. Bu size boşluktaymışsınız hissini veriyor.
Kuledeki seyir bittikten sonra 18:00 den 23:00 e kadar aşağıdaki o büyük havuzda su dansı gösterisini mutlaka seyretmenizi tavsiye ediyorum. Her yarım saatte bir farklı bir müzik eşliğinde yapılan ışık ve suyun müzik ile dans etmesini 5 dakika hayranlıkla izleyeceğinize eminim. Restaurantlarda yer bulursanız, bu seyir ayrı bir keyfe dönüşüyor.
Bu arada aşağıdaki videoyu izledikten sonra kanalıma abone olursanız çok mutlu olurum. Amacım 100 abone edinip kanala isim vermek. Teşekkürler..

Burj Khalifa and Dubai Fountain İşte hepsi bu. At the Top….